Sofra Duası Yemek Duası Şükür Duası

Sofra Duası Yemek Duası Şükür Duası

Yemek Duâsı

Bizler sofraya oturunca, önce: “Bismillâhirrahmânirrahîm” der, sonra elimizi uzatırız. Şayet Besmele’yi baştan unutacak olursak, hatırımıza geldiği yerde, “Bismilâhi fî evvelihî ve âhîrihî” deriz. Yemeğe böyle zikirle başlayan mü’min, fikirle devam eder, hamd’le de bitirerek Peygamberimizin şu hamd duâsını da sonunda aynen okur:

“Elhamdü lillâhillezî et’amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn!..”

“Bizi yediren içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun.”

Yemekten sonra okunacak dualar yemek duaları hangileridir? Yemek duası neden okunur? Yemek duasını ezberlemenin ve okumanın fazileti nedir? Yemek duası Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamı…

Yemek duası Arapça ve Türkçe okunuşu, anlamı ve yemek duasını okumanın fazileti… Peygamber Efendimiz (s.a.v) yemeklerden sonra birçok şekilde farklı yemek duası okumuştur. Bu sebeple yemek duası ile ilgili oldukça çok hadis-i şerif mevcuttur. Yemek duası, her sofranın bir ikram ve lütuf olduğu bilinerek Allah’a (c.c.) şükür, yenilen yemekten sıhhat, misafir isek ev sahibine bolluk ve bereket, günahlarının affı için okunur.

Sahabeden Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v.) bir şey yeyip içtikten sonra şu duâyı okurdu:

بسم الله الرحمن الرحيم

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي اَطْعَمَنَا وَسَقَانَا وَجَعَلَنَا مِنَ اَلْمُسْلِمِين
الْحَمْدُ لِلَّهِ حمدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ غَيْرَ مَكْفِيٍّ وَلَا مُوَدَّعٍ وَلَا مُسْتَغْنًى عَنْهُ رَبَّنَا

Okunuşu: Elhamdü lillâhillezî et’amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn
Elhamdü lillâhi hamden kesîran mübâreken fîhi, ğayra mekfiyyin, ve lâ müveddein ve lâ müsteğnen anhü Rabbenâ.

El-Hamdü lillâhillezî et‘amenî hâzat-taâme ve razakanîhi min ğayri havlin velâ kuvvetin

Anlamı: “Bize yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun”(Tirmizî, Daavât 5 5; Ebû Dâvud, Et’ime 5 2; İbnu Mâce, Et’ime 16 )

“Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla, eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile hamd ederiz. ” (Buhârî, Etime 54.;Ebû Dâvûd, Etime 52 (3849); İbni Mâce, Et`ime 16)

“Bu yiyeceği bana yediren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan Allah’a hamdolsun” derse geçmiş günahları affolunur” dedi.”(Ebû Dâvud, Libâs 1; Tirmizî, Da’avât 55; İbnu Mâce, Et’ime 16)

YEMEK DUASI İLE İLGİLİ HADİSLER

Yemeğe başlamadan önce “besmele çekmek” sünnettir. Hz. Ayşe (r.a.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu söyledi: “Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda ‘baştan sona bismillah’ desin.” (Ebû Dâvûd, Etime 15; Tirmizî, Etime 47)

YEMEĞE BAŞLAMADAN ÖNCE OKUNAN DUALAR – YEMEK DUALARI

Besmele

Okunuşu: “Bismillahirrahmanirrahîm.”

Anlamı: “Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile…

KISA YEMEK DUALARI

Peygamber Efendimiz okuduğu kısa yemek dualarının Arapça ve Türkçe okunuşları, anlamları…

Yemek Duası (1) – Ebû Ümâme –radıyallahu anh-’den mervîdir ki: Rasûl-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz yemekten sonra şöylece duâ etmişlerdir:

Yemek Duası Türkçe Okunuşu: “Elhamdülillahi kesiran dayyiben mübareken fihi ğeyra mekfiyyin velâ müvedde’in velâ müsteğnen a’nhü rabbena.”

Yemek Duası Anlamı: “Yâ Rabb! Sana, pek çok ve riya gibi şeylerden uzak ve yümn ü bereketi bulunan, nezd-i ulûhiyyetinde makbul olup merdûd olmayacak derece-i kemâl-i ihlâs üzere ve hiç bir sûrette kâfi görmiyeceğimiz ve dâima yapmaya devam edeceğimiz ve hiç bir surette bırakmıyacağımız ve kendisinden hiç bir vakit istiğna göstermiyeceğimiz bir hamd ile sana hamdederiz. Sen bizim Rabbimizsin; yani nîmetin her türlüsü ile bizi besleyen, yaşatansın.” (Buhârî, Et’ime, 54)

Yemek Duası (2) – Yine Ebû Ümâme’den (r.a.) rivayet olunduğuna göre Peygamber Efendimiz bir yemekten sonra şöyle duâ etmişlerdir:

Arapça okunuşu: “Elhamdülillahi rabbena ğeyre mekfiyyin velâ müvedde in velâ müsteğnen rabbena.”

Anlamı: “Sana hamd ederiz ey Rabbimiz! Nîmetinden müstağnî değiliz. Her dâim senin in’âm ve it’âmına; yani bize nîmet verip yedirmene muhtacız. Bu taam da vedâ taamımız olmayıp daha çok hayırlı ömürler ihsan ile, nankörlük edilmeyen, dâima şükür edilen nîmet ver ey Rabbimiz, yani sana dâima şükredeceğiz.” (Buhârî, Et’ime, 54)

Yemek Duası (3) – Bir defasında da şöyle demişlerdir:

Arapça okunuşu: “Lekelhamdü rabbena ğeyre mekfiyyin velâ müvedde in velâ müsteğnen rabbena.”

Anlamı: “Yâ Rabb! Sana hamd ederiz. Bu hamdimiz senin ihsan etmiş olduğun nîmetlerine mukabil olamaz, ve senin azamet-i ulûhiyyetin ve rubûbiyyetin hakkını îfâya asla kâfi değildir. Sana gerektiği gibi hamdedemediğimiz için aczimizi arzederiz. Ey Rabbimiz! Zîrâ nimetlerini saymak mümkün değildir.”

Arapça okunuşu: “Elhamdülillahillezi kefana vê ervana ğeyre mekfiyyin velâ mekfürin.”

Anlamı: “Allah Teâlâ Hazretlerine hamdederiz. Bize kifayet edecek derecede yemek ve sâir nimetlerini ihsan buyurdu. Yedirdi ve kanasıya içirdi. Allah Teâlâ Hazretleri’nin azamet ve ulûhiyyetinin hakkını tamamiyle îfâ edebilmek kâbil değildir. Ve Allah Teâlâ Hazretleri’nin sayılmayacak kadar çok nimetleri hiç bir sûretle inkâr edilemez.” (Buhârî, Et’ime, 54)

Yemek Duası (4) – Peygamber Efendimiz yine buyurmuşlardır ki: “Allah Teâlâ Sizden herhangi birinize yemek yedirdiği zaman:

Arapça okunuşu: ” Allahümme bârik lena fihi vê ed’imna h’eyren minhü. “

Anlamı: “Ey Rabbimiz! Bunu bize mübarek ve bereketli kıl ve bize bundan hayırlısını yedir” desin.

Yemek Duası (5) – Yine Resûl-i Ekrem Efendimiz buyurmuşlardır ki:

“Bir yemek yediğiniz ve bir içecek içtiğiniz zaman zaman şöyle duâ edin:

Arapça Okunuşu: “Bismillahi ve billahillezi La yedürrü me’asmihi şeyün filerdi velâ fissemai ya heyyü ya kayyüm.”

Anlamı: «Allah’ın ismiyle ve Allah ile. O ki, ism-i Celâl’i sayesinde ne yerde, ne de gökte hiç bir şey zarar veremez. Ya Hayy, ya Kayyûm!» dersen, o yediğin yahud içtiğinden sana hiç bir hastalık gelmez. İçinde zehir bile olsa.” (Ali el-Müttakî, XV, 249/40799)

SOFRA DUASI

Peygamber Efendimiz yemekten sonra şöyle de duâ ederlerdi:

Arapça Okunuşu: “Elhamdüllillahillezi yüd’imü velâ yüd’emü ve menne a’leyna fehedena vê ed’emena ve sekana vekülle belain hesenin eblan(a). Elhamdüllillahi ğeyra müvedde’in rabbi velâ mükafiin velâ menkürin vela müsteğnen a’nhü. Elhamdüllillahillezi ed’emena minedda’ami vesek’ana mineşşarabi vekesane minelü’ra ve hedana mineddelali ve besserana minela’ma ve feddelena a’la kesirin min helkihi tefdilen elhamdüllillahi rabbilalemin.”

Anlamı: “Dâima yediren ve kendisine hiç yedirilmeyen, bize ihsanda bulunan bizi doğru yola ulaştırıp da doyuran ve suya kandıran ve hep güzel vesîlelerle imtihan eden Allah’a hamdederiz. Yâ Rabb sana hamdediyoruz. Bu hamdimizi kâfi görmüyoruz, îfâ edilmiş saymıyoruz ve nankörlük etmiyoruz, nîmetlerinin hiç birinden müstağnî değiliz. Bize yemekten yediren, sudan içiren, çıplak iken giydiren, dalâlette iken hidâyete erdiren, görmezken gösteren ve bizi yarattıklarının pek çoğuna üstün kılan Allah’a hamd ederiz, çünkü hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.» (Hâkim, I, 731/2003)

YEMEK DUASI UZUN

Yemek Duasının Türkçe okunuşu: “Elhamdülillahillezi et amena ve sekana ve cealena minel müslimin. Allahümmağfir verham vehfaz sahibet taami vel akiline ve limen sea fihi velicemiıl mü’minine vel mü’minat. Allahümme nevvir kulubena bi envari mehabbetike ve zikrike ya zel celali vel ikram. Allahümme ahyine hayaten tayyibeten bis-sıhhati ves-selameti vel-afiyeh. fiddini veddünya vel ahirah. İnneke ala külli şeyin Kadir. Allahümme inna nes’elüke temamen nığmeti ve devamel afiyeh ve husnel hatimeh. Allahümme zid ve la tenkus bi hurmetin nebiyyi sallallahü aleyhi vesellem. Ve bi hurmetil fatiha.”

Yemek Duasının Anlamı: “Bizi yediren, içiren ve müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun. Allah’ım! Yemek sâhibini, yiyenleri, sofrraya emeği geçenleri, bütün mü’min erkek ve kadınları mağfiret et ve onlara rahmet eyle! Allah’ım! Kalblerimizi muhabbetinin ve zikrinin nurlârıyla nurlandır, ey celâl ve ikrâm sâhibi Allah’ım! Allah’ım! Din husûsunda, dünyada ve âhirrette sıhhat, selâmet ve âfiyet üzere güzel bir hayât yaşamayı lutfeyle! Şüphesiz Sen her şeye kâdirsin. Allah’ım! Sen’den nîmetin tamâmını (İsllâm üzere ölüp cennete girmeyi), âfiyetin devvâmını ve hüsn-i hâtime ile (güzel bir hâl üzerre) vefât etmeyi isteriz. Allah’ım! Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhhi ve sellem- ve Fâtiha-i Şerîfe hürmetine nîmmetlerini artır, noksanlaştırma!”

Author: Rasit Tunca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir