Kısırlığı Gidermek ve Çocuk Yapmak için izlenecek Yöntemler – Karoglan Makalesi

Kısırlığı Gidermek ve Çocuk Yapmak için izlenecek Yöntemler – Bir Karoglan Makalesi

Merhaba Dostlar Ben Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca

Çok Eskiden Kuran hatmederken Kurandaki bu konuyla ilgili konuya rastladım 2 ayrı ayet ve dua gördüm bu konuda dikkatimi çeken :
Kuranda böyle bir musibete düçar olan iki peygamber örnek verilir
birincisi Hz ibrahim in karısı Sare den çocuğu olmaz, bu konudaki örnek Kıssa daki çözüm, ikisinin uyumlu olmaması sebebiyle ve, her nedense Sarede ki geçici bir kısırlık sebebiyle, çocukları olmaz ve, Sare annemiz kusurun kendinde olduğunu anlayınca, Hz ibahime  başka kadın alıp, soyunu devam ettirmesine, kendisi müsade eder ve, Hacer annemizi kendine ve ona eş yapar, ve tespiti doğrudur.

Eş değiştirince, Hz. ibrahimin Hacer den ismail isminde bir çocuğu olur. Buna sebeb ise birinci olarak


1.Sebeb ve Yöntem: Hz ibrahimin Duasıdır, o dua  şu şekildedir

Hz. İbrahim Peygamberimiz Rabbimize salih bir evlat sahibi olmak için aşağıdaki Âyeti Kerime ile dua etti.


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Rabbi heb lî mines sâlihîn.

Meali :

“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.”

(Sadakallahul Aziym SAFFAT-100. ayet)

2.Sebeb ve Yöntem: Kusurlu Eşi değiştirdi.

Sonra ikisininde Rabblerine Teslim oluşlarından memnun olan Rabbimiz, Lut ümmetini helaka gönderdiği melekler ile, Sare annemizin kısırlığı, bir mucize olaraktan, o Meleklerce, veya Cebrail tarafından tedavi edildi ve, Rabbimiz Hz. ibrahime bir de ishak ı bağışladı yani Sare annemizinde bir çocuğu oldu sonunda.

3.Sebeb ve Yöntem: Tedavisi mümkün ise erkek veya kadının tedavı olması yani.

KURANDAKi iKiNCi ÖRNEK KARISI KISIR OLAN ZEKERiYA ALEYHiSSELAM

Zekeriya Aleyhiiselam yaşlanmıştır, karısı doksan yaşına gelmiştir, ve hala çocukları olmamıştır, ve soyunun kesilmesinden korkan  Zekeriya Aleyhiiselam Rabbine şöyle niyaz eder :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَزَكَرِيَّا إِذْ نَادَى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve zekeriyyâ iz nâdâ rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.

Meali :

Ve hani Zekeriyya da Rabbine şöyle nidâ etmişti “Rabbim  beni yalnız bırakma, ve Sen varis yani mirascı bırakanların en hayırlısısın.”

(Sadakallahul Aziym ENBİYÂ Suresi 89. ayet)

Daha sonrada şöyle niyaz ederek Rabbbinden bir evlat istemişti :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbehu, kâle “rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten, Rabbi inneke semîud duâi.”

Meali :

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN-38. ayet)

ve Rabbimiz 90 yaşındaki kocakarı kadından, ihtyar adam olan Zekeriya Aleyhiiselam a Yahya isimli bir çocuk bağışladı ve, onunda yine kuranda Melek tedeavisi ile olduğu anlatılır.

Zekeriya  aleyhisselam a gelen meleklerin Çocuk Haberi vermesi hadisesi

Hz. Zekeriyya’nın Yahya İle Müjdelenmesi

O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: “Allah, sana Yahya’yı müjdeler. O, Allah’tanolan bir kelimeyi (isa’yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir.”

(Al-i İmran Suresi, 39)

(Allah buyurdu:)

“Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız.” Dedi ki: “Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım.” (Ona gelen melek:) “işte böyle” dedi. “Rabbin dedi ki: – Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım.” Dedi ki: “Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver.” Dedi ki: “Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır.” Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: “Sabah akşam tesbih edin.” (Çocuğun
doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) “Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut.” Daha çocuk iken ona hikmet verdik. Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.- Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi. Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de.

(Meryem Suresi, 7-15)

(Zekeriya)
“Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver.” dedi. “Sana alamet, işaretleşme dışında, insanlarla üç gün konuşmamandır. Rabbini çokça zikret ve akşam sabah O’nu tesbih et.” dedi.

(Al-i İmran Suresi, 41)

KURANDAKi ÜÇÜNCÜ ÖRNEK MERYEM VE iSA ALEYHiSSELAM YÖNTEMi

İmran’ın karısı, Mesih’in annesi İmran kızı Meryem’e hamile kalır. Karnındaki bebeği, doğurduğu zaman özgür kılınmış olarak mescide hizmet etmek üzere adar. O, karnındaki bebeğin erkek olduğunu sanır. Çocuğu doğurup kız olduğunu anlayınca üzülür, iç geçirir. Sonra ona, “hizmet eden kadın” anlamına gelen “Meryem” adını verir. Meryem doğmadan önce babası ölür. Annesi onu mescide getirir ve kâhinlere teslim eder. Hz. Zekeriya da aralarındadır. Onun sorumluluğunu yüklenme hususunda birbirleriyle tartışırlar. Sonunda kura çekme hususunda anlaşırlar. Kura amacıyla oklar çektiklerinde kura Zekeriya’ya çıkar. Bunun üzerine Zekeriya onun sorumluluğunu üstlenir. Erişkinlik çağına gelince, onu diğer kâhinlerden ayıracak şekilde araya bir perde çekerler. Meryem bu özel bölmede Allah’a ibadet ederdi. Sadece Zekeriya yanına girebilirdi. Zekeriya mihrapta onun yanına girdiği her seferinde yanında bir rızk bulurdu. Zekeriya; “Bunlar sana nereden geldi ey Meryem?” diye sorardı. O da; “Allah katından. Allah dilediğine hesapsız rızk verir.” cevabını verirdi. Meryem (s.a) doğru sözlüydü. Allah tarafından günahlardan korunmuştu, masumeydi. Tertemizdi, arınmış ve seçilmişti. Meleklerin konuştuğu bir muhaddesti. Melekler ona; “Allah seni seçti ve arındırdı.” demişlerdi. O, Rabbine gönülden boyun eğendi ve Allah’ın âlemlere olan ayetlerindendi.

(Âl-i İmrân, 35-44; Meryem, 16; Enbiya, 91; Tahrim, 12)

O, kendisine ayrılan özel bölmesinde bulunduğu bir sırada yüce Allah ona Ruh’u (Cebrail) gönderdi. Ruh ona normal bir insan olarak göründü. Ruh, Allah tarafından kendisine elçi olarak gönderildiğini ve görevinin Allah’ın izniyle ona babasız olarak bir çocuk bahşetmek olduğunu söyledi. Çocuğunun göstereceği göz kamaştırıcı mucizeleri müjdeledi. Yüce Allah’ın, onun oğlunu Ruhul Kudüs’le destekleyeceğini, ona kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğreteceğini, yüce Allah’ın apaçık ayetler desteğinde onu İsrailoğullarına elçi olarak göndereceğini haber verdi. Onun misyonunu ve kıssasını anlattı. Sonra Ruh ona üfledi. Böylece normal bir şekilde gebe kalan bir kadın gibi çocuğuna gebe kaldı.

(Âl-i İmrân, 45-51)

Sonra Meryem, onunla ıssız bir yere çekildi. Doğum sancıları onu bir hurma dalına doğru sürükledi. “Keşke bundan önce ölseydim de hafızalardan silinip unutuluverseydim.” dedi. Altından bir ses ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin ayağının altında bir ark akıtmıştır. Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüverir. Ye, iç gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ona; “Ben Rahman olan Allah’a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.” de. Böylece onu taşıyarak kavmine geldi.”

(Meryem, 20-27)

Meryem’in İsa’ya hamile kalması, onu doğurması, İsa’nın konuşması ve diğer varoluşsal özellikleri diğer insanlardan farklı değildi.
Kavmi onu bu halde görünce, onu kınamaya, ayıplamaya başladılar. Çünkü karşılarında gördükleri manzara, bir kadının kocasız olarak gebe kalıp bir çocuk doğurmuş olmasıydı. Dediler ki: “Ey Meryem, sen gerçekten şaşılacak bir iş yaptın. Ey Harun’un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz bir kadın değildi.” Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Dediler ki: “Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?!” Çocuk şunları söyledi: “Şüphesiz ben, Allah’ın kuluyum. Allah bana kitap verdi ve beni peygamber kıldı. Nerede olursam olayım, beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm sürece, bana namazı ve zekatı vasiyet etti; anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı. Selam üzerimdedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağım gün.”

(Meryem, 27-33)

Hz. İsa’nın henüz beşikteyken yaptığı bu konuşma, ileride zulme ve azgınlığa karşı gerçekleştireceği hareketin, Musa’nın (a.s) şeriatını yeniden canlandırıp pekiştireceğinin, silikleşen kavramları yenileyeceğinin ve hakkında ihtilafa düştükleri ayetleri onlara açıklayacağının bir ön işareti, parlak bir haykırışı niteliğindeydi.
Sonra İsa (a.s) büyüdü, delikanlılık çağına geldi. O ve annesi, herkes gibi yiyip içiyorlardı. Yaşadıkları sürece diğer insanlarda bulunan varoluşsal arazlar, özellikler onlarda da vardı.
Sonra Hz. İsa’ya İsrailoğullarına tebliğ etmek üzere risalet, peygamberlik verildi. O da bu misyonu yüklenir yüklenmez, onları tevhit dinine davet etti. Şöyle diyordu: “Ben size Rabbinizden bir ayetle geldim. Ben sizin için kuş şeklinde çamurdan bir şey yapar, sonra onun içine üflerim ve o Allah’ın izniyle bir kuş oluverir. Allah’ın izniyle doğuştan körü, alacalıyı iyileştiririm, ölüleri diriltirim. Yediklerinizi ve evlerinizde depoladıklarınızı size haber veririm. Bunda sizin için bir ayet vardır. Hiç kuşkusuz, Allah, benim de, sizin de Rabbinizdir. Şu halde O’na ibadet edin.”

4.Sebeb ve Yöntem:Yani buradaki Hz. Meryem ve isa yöntemi ise Hz Mehdinin şu andaki kulllandığı Rabbimin ona  özel bahşettiği çocuk yampa yöntemi yani.


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 5 Ocak 2020 Pazar

Original Kar©glan Makalesi

Author: Rasit Tunca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir